Yalnız Değiliz! – Neslihan DURAN

0
817

Son yıllarda kadına yönelik şiddet her alanda artan bir biçimde yaşanmaya başladı. Evlerimizde, okullarımızda, sokaklarda, hatta kullandığımız toplu taşıma araçlarında… 2015 yılında Mersin’de Özgecan Arslan’ın katledilmesinin öfkesi hala tazeyken yine Mersin’de 20 yaşındaki Zelal Topçul erkek şiddetinin ne boyuta varabileceğini gösterdi. Geçtiğimiz günlerde yaşanan olayın benzerleri sık sık karşımıza çıkmaya başladı.

Üniversite öğrencisi Zelal Topçul, onunla evlenmek isteyen akrabası Derviş Topçul’a ‘hayır’ cevabını verdi. Bunu kabul etmeyen, kendi isteğini dayatan Derviş, Zelal’i kontrol altına alabileceğini zannetti. Bindiği minibüsten genç kadını kaçırıp 31 saat boyunca rehin aldı. Zelal’in yaşadığı durum daha önce karşılaşmadığımız bir olay değil. Özgecan Aslan da binmiş olduğu bir minibüste erkekler tarafından katledildi. Aynı şekilde Melisa Sağlam şort giydiği gerekçesiyle erkek şiddetine maruz kaldı. SKM üyesi Hünkar Genç yine polisler tarafından kaçırılarak psikolojik şiddet gördü. Zelal’in yaşadığı olay artık bu baskıların ve şiddetin son bulması gerektiğini gösteriyor. Onu kaçıran, tehdit eden erkek zihniyeti yıllardır ülkenin her yerinde yaşayan kadınları tehdit ediyor. Sokaklarda geç saatte yürürken bizi tedirgin ettirerek arkamıza bakmamıza sebep oluyor. Toplu taşımalarda bedenlerimizi saklamak zorunda hissettiriyor. Zelal’in iradesini tanımayan bu adam bu cesareti kendisiyle aynı akla sahip hükümetten alıyor.  Takım elbise giydiği için tecavüzcüyü koruyan bu hükümet, kadınları baskı altına almayı başarabileceğini düşünüyor. İsimlerini dahi bilmediğimiz bir çok Zelal yine bu şiddetle her gün tek başına mücadele etmeye devam ediyor. Ama unutulmamalı;

Asla yalnız değilsiniz!

Yaşanan bu olaylar ve daha nice örnek bize neyi gösteriyor? Kadın iradesini tanımayan erkek  zihniyet ve bu zihniyeti koruyan, yeniden üreten bir hükümet. Kadının varlığını tanımayan hükümet bizlere kaç çocuk yapmamız gerektiğini bile söylüyor. Hayatın hiçbir noktasında kadının varlığını tanımayan bu zihniyetle nasıl mücadele edeceğiz? Kadının her alanda yaşadığı bu fiziksel ve psikolojik şiddetten korunmanın yolu; Öz Savunma! Erkek şiddetinin her geçen gün daha çok artmasıyla kadınlar kendini savunmayı öğrenmesi şart. Cins bilinci ile büyüttüğümüz savunmamız bizleri sindirmeye çalışan erkek egemen sisteme karşı daha güçlü yapacak.

Kadının bedenini, kolektif kimliğini tanımasıyla sokaklarda, okullarda, evlerimizde yaşadığımız baskı ve şiddeti yok edeceğiz. Bunu nasıl yapacağız? Yine bu bilinci yan yana durarak kazanabiliriz. Okullarımızda tacize, şiddete maruz kalmış kadınlarla buluşarak; bu şiddetten korunmanın yollarını bulmak için atölyeler düzenleyerek; yaşadığımız mahallelerdeki kadınlarla dayanışma evleri kurara; öz savunma atölyeleriyle hem kadınlarla buluşarak hem de kendimizi korumayı öğrenerek, mücadelemizi büyütebiliriz. Kısacası ulaşabileceğimiz her kadınla bu mücadeleyi büyüterek. Kadınlar hem fiziksel hem mental açından güçlendikçe verdiğimiz mücadelenin kazananı bizler olacağız.Kadınlara dayatılan ‘şort giymeseymiş’, ‘kırmızı ruj sürmüştü’ gibi cümlelerle tacizi, tecavüzü meşrulaştırmaya çalışan erkek egemen zihniyeti öz savunmamızla yıkabiliriz. Kendi yaşam haklarımızı bilmek, sokaklarda özgürce yürüyebilmek, istediğimiz kıyafetleri giymek bizim kararımızdır. Bu kararı hiçbir erkek egemen zihniyet veremez.    

‘Sevgilimdir kıskanır’, ‘beni sevdiği için böyle yapıyor’ gibi şeyler söylemek onların bu baskılarını meşrulaştırmaktır. Kadınların mülkleştirilmesi, erkeklerin bizler adına karar alma, karar verme hakkı asla söz konusu olamaz. Bu hayat her alanda bizlere ait! Toplumdaki varlığımız, kararlarımız, irademiz bastırılmaya çalıştıkça bizler daha yüksek sesle haykırmaya devam edeceğiz. Kadınlar yüz yıllardır süregelen bir ezilmişlik tarihine sahip, yine buna eş değer bir mücadele tarihine de…Artık varlığımızı bizleri yok sayanlara göstermenin tam zamanıdır. Kadınlar her geçen gün daha çok güçleniyor. Kendilerini her alanda göstermeye, mücadele etmeye devam ediyor ve edecek. Bizi bastırmaya çalışanlara karşı inatla, kahkahamızla, şortlarımızla ayakta durmaya devam edeceğiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here