Erkek Egemen Kapitalist Sistem Korona Kadar Tehlikeli – Neslihan Duran

0
422

Çin’in Wuhan kentinde yaşayan bir ailede ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını Türkiye ve Kürdistan topraklarında da kendini gösterdi. Çin’de, İran’da, İtalya’da ve dünyanın birçok ülkesinde ortaya çıkan bu virüs binlerce insanın ölümüne yol açtı. Peki; Sizce öldüren gerçekten sadece Coronavirüs mü?

Dünya tarihinde birçok salgın hastalık kendini göstererek binlerce insanın ölümüne sebep olmuştu. Türkiye ve Kürdistan’da da birçok kez salgın hastalıklar gerçeği ile karşılaştık. Kuş gribi, domuz gribi gibi salgın hastalıklar yakın geçmişte karşılaştığımız deneyimlerden bazıları. Ekolojistler ve bilim insanlarının sosyal medyada, makale ve yazılarında yıllardır yüzümüze vura vura anlattığı bir gerçek vardı; “Kapitalizm dünyayı öldürüyor.” Şimdi ise karşımıza çıkan sonuç ekolojik krizden sonra mutasyona uğramış bir virüsün tüm insanlık için bir tehdit olarak kapımızın ucunda beklemesi. Hal böyleyken katil kim oluyor? Duruma doğanın ve insanlığın tüm yapısını alt üst eden erkek egemen kapitalist sistemin yaratmış olduğu bir halk sağlığı krizi demek yanlış olmaz. Görmemiz gereken asıl virüsün bu sistemin kendisi olduğudur.  Keza sistemin her gün ne kadar öldürücü bir virüs olduğunu daha da yakıcı bir şekilde görüyoruz. 

Virüsün Gerçek Adı Kapitalizm

İtalya’da binlerce insan hayatını kaybetti. Çin’de durum benzer. Türkiye’de güncel durum 44 kişinin hayatını kaybettiği yönünde. Her gece Fahrettin Koca “Yaşam Eve Sığar” diyerek virüsün yarattığı tahribatın tablosunu paylaşıyor. Kadınlara övgüler yağdırarak “Asıl mücadele gücümüz kadınlardır.” diyor. Bu nasıl oluyor sizce? Peki, biz kadınların hayatı bu süreçte gerçekten eve sığacak mı? 

Yıllardır kadınların görünmeyen ev içi emeği, kapalı kapılar ardında kadına yönelik her türlü şiddetin yaşanması, toplumsal roller ile üzerimize yüklenen sorumluluklar bu süreçte ne olacak? Evet, coronavirüs ile mücadelede kendimizi korumamız, izole etmemiz ve toplumdaki her bir kişi için bunu yapmamız gerekirken kadınları erkek egemen kapitalist sistem virüsünden nasıl izole edeceğiz?

Temizlik yapmak, çocuk bakmak, yemek pişirmek, evin alışverişini yapmak toplumsal olarak zaten kadınların sorumluluğunda olan bir durumken, hayatı eve sığdırmak bizleri sadece belli bir oranda COVID-19 virüsünden koruyacaktır, erkek egemen kapitalist sistem virüsü ise tam olarak karşımızda oturuyor olacak. Erkek egemen kapitalist sistemin kadını ev içine hapsetmek ile ucuz işgücü olarak üretime ve toplumsal yaşama katmak arasındaki temel çelişkisi gerçeği bir yana kadınların bu kez de coronavirüs salgını sebebiyle evlere çekilip toplumsal rollere uygun şekilde konumlanması isteniyor. Bu yaşama adaptasyon ise evdeki iş yükünün tamamen kadına yüklenmesi ile hızlanıyor. 

Üniversitelerin tatil edilmesiyle birlikte ailelerinin yanına dönen genç kadınlar, babasına, abisine, çay kahve götürmek zorundayken ve evde kadına biçilen rollerin bilfiil içine girecekken hangi aralıkta ders çalışabilecek ya da online ders yayınlarını takip edebilecek? Evlerimizde kaldığımız süreçte  giydiğimiz askılı pijama ile balkona neden çıktığımızdan tutalım da neden tozları almadığımıza kadar birçok yaratılmış roller ve kalıplar etrafımızı çevreleyerek kadınları çifte karantinaya sokacak. Eğer kadınlar evdeyse temizlik yapma sorumluluğu zaten sürekli onlardadır. Çayı koy, çamaşırı as, ortalığı süpür derken genç kadınların üretmeleri için kullanabileceği her boş zaman gasp edilmiş oluyor.

Yemek çok pişti diye ya da kıyması az oldu, bu çocuk neden ağlıyor ya da beyaz atletindeki yağ lekesi neden çıkmamış diye kadınlar şiddete uğrarken bu süreçte kadına yönelik şiddet ve rol dayatmaları daha fazla karşımıza çıkacak. Cinsel şiddetin de artabileceği bir dönem karşımızda duruyor. Kadın yüzyıllardır cinselliği ile de sömürülüyor ve cinselliğinin erkeğe bir hizmet olarak görülmesi cinsel şiddetin temellerini oluşturuyor. Yıllardır kapalı kapılar arkasında yaşanılan cinsel şiddet bugün de daha yakıcı bir biçimde ortaya çıkacaktır. 

Evde, İşte, Her Yerde Aynı Virüs

Bu süreçte emekçi kadınlar işyerlerinin kapanması ile işten ilk atılanlar ya da ücretsiz izne ilk çıkarılan isimler oluyor. Aylarca, yıllarca çalışmış, emeğinin hakkını hiçbir zaman kazanamamış kadınların, emeği de eve taşınmış oluyor. Ya da bu süreçte çalışmak zorunda kalan onlarca emekçi hiçbir önlem alınmaksızın çalıştırılmaya devam ediliyor. OHAL ya da sokağa çıkma yasağı gibi ihtimallere karşı halkın ihtiyaçlarını karşılamaya dair hiçbir olanak sunmayan AKP, sermayenin bu süreçten olabildiğince hasarsız çıkması için elinden geleni yapıyor; bizlere ise kendi imkanlarınızı yaratın diyerek kolonya ve mendile talim ediyor. Coronavirüs alacağımız tedbirlerden güçlü değildir diyorlar bizlere ise yalnızca el yıkamayı tavsiye ediyorlar.

Tek adam rejimi coronavirüs ile mücadele sürecinde meclise sunduğu infaz kanununda binlerce devrimci tutsağı ve özsavunmasını gerçekleştirmiş kadın tutsağı hapishanelerde ölüme terk ederken taciz-tecavüz suçundan ceza almış olanlara cezalarında indirim uygulamaya çalışıyor. Eğitimi televizyondan ya da internet uygulamaları üzerinden devam ettiriyor ancak hazırlanan videolar içinde küçük çocuklara idam görüntüleri izlettiriyor. İçi boşaltılan, bilimsellikten uzaklaştırılan ve kendi ideolojisini aşılama üzerine kurulan eğitim sistemine evlerde devam ediyorlar. Evet gerçekten kendi istedikleri hayatı eve sığdırmayı başarmış oluyorlar. 

Çamaşır Suyu Değil Dayanışma Temizleyecek Virüsü

Çamaşır suyu coronavirüse karşı önlem yollarından biri ama erkek egemen kapitalist düzene karşı çamaşır suyu kadar basit bir önlem yöntemi olmasa da aslında dayanışmamız ve mücadelemiz onu önlemekle kalmaz tüm yapısını alt üst eder. İlk olarak ev içi sorumluluklar sadece bizim sorunumuz değil, o ev içerisinde yaşayan tüm insanların sorunu. Beyaz atletindeki leke kişinin kendi sorunu. Temizlikten yemeğin yapımına kadar her şey ev içinde yardımlaşma ile çözülecek bir durum. Kolektif yaşam dediğimiz şey de tam olarak bu oluyor. 

Bizlere yüklenen bu sorumluluklar hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu tekrar hatırlatmak ve bir şeyleri yıkmanın bir fırsatı olabilir bu durum. Dayatılan roller ve çifte karantinaya karşı dayanışmamızın gücü ile kazanacağız. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here