Dilli Düdük | Erkek Eğitim Sistemi – Neslihan Duran

0
455

Eğitim, erkek egemenlerin kullandığı etkin bir kullanım aracıdır. Politikalarını daha rahat uygulayabilecekleri bir zemin oluşturmak, kendi nesillerini yetiştirmek, var olan yapıları kuvvetlendirmek anlamında kullanılacak en büyük silahtır. Kendi tektipleşmiş toplumunu yaratmak ve bu toplum içerisinde kadını konumlandırdığı noktaya göre hareket ettirebilmek için eğitim politikalarını kullanır.

Eğitim, dar anlamıyla gelecek kuşakları toplumsal yaşam içerisinde gerekli olan bilgi, beceri ve anlayış kazandırmak olarak nitelendirilir. Erkek egemenliği, bu anlam karşılığını yüzyıllardır yaratığı ya da yaratmaya çalıştığı toplumlarda etkin bir biçimde kullanmıştır. Oluşturdukları sistem ve müfredat tam olarak bu isteğe hizmet eder. Daha kreş, ilkokul zamanından başlayan “ezberci ve tek tipleştiren” eğitim sistemi ile kadına yönelik düşmanlık ve nefret empoze edilir. Nefret ve düşmanlık ile yetişmiş her yeni nesil kendi gibi yeni bir nesil/toplum yaratır. Erkek egemen kapitalist sistem, eğitimde yarattığı ezbercilik ile düşünme ve sorgulama yetisini insanlar üzerinde minimuma çekmeyi hedefler. Çünkü bu sistem içerisinde düşünmek tehlike iken bir kadının düşünmesi ve sorgulaması demek yarattığı erkek egemen toplum için en büyük tehlikedir. Kadının daha çocuk yaşta dar kalıba sokularak düşünme ve söz üretme hakkı kısıtlanarak kendi iç dünyasına hapsedilir. Bunu destekleyici olarak erkek egemen toplum öğretilenleri kadınlar üzerinde bir hegemonya olarak kullanır ve kadın toplum içinde de kendi iç dünyasına, ev içine çekilmesine sebep olur.

Eğitim sistemi, egemenlerin hegemonyasından kurtulduğunda özüne uygun olarak; öğrencilerin eleştirel düşünmenin alıştırmalarını yapma ve karşılıklı insanlaşmadır. Erkek egemen bir karakteri olan kapitalist sistem bunu kabul etmez ve yarattığı eğitim sistemi içerisinde ölümseverliği, düşmanlığı, ezberciliği, nefreti aşılar. Bunu yapma sebebi ikinci bir cins olarak sömürülen kadın ve bu sömürünün meşruluğu adına politikalar hazırlaması ve uygulamasıdır. Eğitim üzerinden yaptığı bu cinsiyetçi politikaları buna hizmet eder.

Ezberden Okuma

Öğrencilerin dinlemesine dayalı ders saatleri, okuma ödevleri, “bilgi” değerlendirme yöntemleri, sınıf geçme kıstası ve kaygısı tarzındaki yaklaşımlar ve eğitim ile ilişkilenişler, sorgulamayı engellemeye yarar. Bunun içine yerleştirilmiş kadın düşmanı söylemler ve anlatımlar erkek egemenliğini buradan besler. Mekanik, statik, doğalcı, uzamsal bir bilinç görüşüne dayanan bu eğitim, öğrencileri tüketiciye dönüştürür. Egemenler, düşünmeyi ve eylemi denetlemeye çalışır, insanlara sistemi kanıksatmaya, yaratıcı güçlerini etkisizleştirmeye çalışır. Zaten donuklaşmaya başlayan insan beyni dışarıdan aldığı doğru ya da yanlış bilgiyi olduğu gibi kabul eder. Bu koşullarda düşünmekten ve sorgulamaktan uzaklaşmış insan erkek egemenliğinin tam olarak istediği eğitim zeminini yaratmış olur. Eğitilerek uyumsallaştırılmış insan, düzenin sorunları ile değil, onu daha sağlam bağlarla kuvvetlendirmeye çalışır. Kadının öğretilmiş toplumsal rolleri buradan entegre edilmeye çalışılır ve kalıplaşmış bir olgu olarak yerleştirilir.

Artık ezberlenmiş öğretiler, sorgulanmayan bilgiler erkek egemen sistemin ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey değildir. Kadınların kendi iç dünyalarına kapanmaları, ezilmişliği ve erkek karakter ile yoğrularak kendi cinsinden uzaklaştırılmaya çalışması, sistem içine bağlanması, sömürünün ve ezilen cins olmanın devamlılığını sağlar. Eğer insanlar araştırmacı olsaydı ve varlıksal yetenekleri bu yönde geliştirilseydi, erkek egemenliğinin yarattığı cinsiyetçi eğitim sistemi çöker ve oluşturulmaya çalışılan toplumsal kadınlık rolleri yerle yeksan bir hal alırdı. Ve doğalında gelişecek bir “özgürleşme” mücadelesi başlamış olurdu. Ki bu mücadele erkek egemenliğinin sonu demektir.

Erkek egemenliği yarattığı cinsiyetçi eğitim sistemi ile kendi sonunu getirmesi demek çok uç bir öngörü olamaz. Kadınlar erkek egemenliğinin içinde yaşayan ve onun tüm aygıtlarından etkilenen cinstir. Egemenin zorbacı sistemi içerisinde düşünmeye ve sorgulamaya başlaması  ezenlerin amaçlarını temelden yok eder. Erkeklerin cinsiyetçilikten ve kendi sınıf intiharını belli bir düzeyde bile gerçekleşmesi yaratılan sistemi yerinden sarsar ve egemenler bu durumun karşısında bir engel oluşturamaz.

Kısacası erkek egemenliği (egemenler), kendi varlığını korumak ve daha güçlüsünü yaratmak adına eğitimi, kadınlar üzerinde bir güç olarak kullanır. Yarattığı-yaratmaya çalıştığı “insan” genel olarak bu egemene hizmet edecek bir boyutta olmalıdır. Gelecek kuşağın cinsiyetçi ve kadın düşmanı politikalarına hakim olmalı, kadınlar toplum içindeki rolleri ile daha çok pekişmeli ve bu roller ile tam olarak bütünleşmelidir. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Sınavlarından birinde sorulan soru aynen şöyle; “Aşağıdakilerden hangisi, kadının daha çok evde yaptığı işlerle uyumlu ya da evdeki sorumluluklarını aksatmayacak işler arasında yer almaz?  A) Hemşirelik B) Hasta Bakıcılığı C) Ev Temizliği D) Mühendislik E) Öğretmenlik Çözüm; Kadın toplumda çoğunlukla ev ile ilişkilendirilir; evin, çocukların idaresi ve ev işlerini (yemek, temizlik vb.) kadın tarafından üstlenilir. Toplumda bakım ve çocuk yetiştirme gibi kadınla ilişkilendirilen yükümlülüklerini özünde taşıyan diğer meslekler, kadına yakıştırılan basmakalıp meslekler arasında yer alır. Cevap D’dir.” Bu sorudan bile egemenlerin eğitim sistemi içerisinde kadının kategorileştirilip, toplum içindeki rollerinin belirlenişini rahatlıkla görüyoruz.

Egemenliğin unuttuğu bir nokta ise şudur; sistem içindeki (eğitim sistemi dahil) çelişkileri sorgulamaya başlamak er ya da geç baş gösterecektir. Bu çelişkiler sonucunda öncenin edilgen bireyleri artık var olduğu gerçekliği değiştirme gayretini gösterecektir. Yıkılışının karşısında doğal olarak alternatif, yeni ve daha iyi bir sistem ortaya çıkacaktır.

Politeknik Eğitim ve Kadın

Her türlü sömürüyü ve sınıfı ortadan kaldırma, üretimde bulundurma, toplumsal yararı kişisel yarardan üstün tutma, bireyleri çok yönlü geliştirme, bilimsel, anadilde ve cinsiyetçiliğin olmadığı bir Politeknik Eğitim Programı, var olan eğitim sisteminin karşısında en doğru programdır.

Özel mülkiyeti ve erkek egemenliği birbirini besleyerek oluşmuştur beraberinde kendini bugüne getirmiştir. Politeknik eğitim biçimi ilk çağlardan beri filozofların geliştirdiği bir yapıdır. Erkek egemen sistemin yararlarına hizmet etmeyen politeknik eğitim, cinsiyetçi olmayan bu yapı ortadan kaldırılmıştır. Politeknik eğitimin amacı; maddi üretim ile eğitimi birleştirmektir. Burada kadın ikinci cins durumunda değil aksine üreten ve geliştiren rolündedir. Çünkü ortada var olan bir cins farkı yoktur. Politeknik müfredat içerisinde insanlar, üretim süreçlerinin genel bilimsel ilkelerini öğreniyor/uyguluyor. bu eğitim modelinde yaşamın her alanı aynı zamanda üretim alanıdır. Kadın artık toplumsal roller içerisinde kendine entegre edilen bilgileri ve tektipleşmeyi kırmış, toplum için üretimi ve bu üretime dahil olmayı öğrenmeye başlamıştır. Erkek egemen sistemin aksine kadını ev içine çeken ve kendi dünyası ile soyutlayan, düşmanlaştıran değil; kadının var olduğunu, üretim içerisinde olmasını, cinsiyetçilikten uzak bir eğitim programı ile sağlıyor.

Egemenler kadınları hegemonyası altında tektipleştirmek adına eğitim sistemini kullanıyor. Cinsiyetçi müfredatlar, eğitimcilerin dahil bu sistem içerisinde öğrenip/öğretmeye çalışması bile eğitim politikalarına ne kadar önem verdiklerini gösteriyor. Önemli noktalardan bir tanesi bu sistem içerisinde daha öncede belirttiğimiz gibi çelişkileri farkedip buna karşı bir bilinç geliştirerek mücadele zeminleri yaratmak. Cinsiyetsiz, bilimsel, anadilde, ezberci değil üreten eğitim sistemi yapıları ile kadınları teptipleştirmeyi hedefleyen cinsiyetçi eğitim programlarını yıkarak erkek egemen sistemin dayatmalarını yok edebiliriz. Erkek egemenliği her koşulda kadını hedef alıp ötekileştirerek oluşturduğu toplum yapısı içerisinde kadınlar olarak var olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi göstermek cins bilinci ile daha mümkün.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here