Çürümüş Yaşantının Bataklığından Sıyrılıp Özgürlüğe Kavuşmak – Rengin Oğuz

0
753

Özgürlüğün sesini duyabiliyor musunuz? Bugün onu duymak, ona dokunmak, yaşamımızı onunla kavuşturmak için elimizden geleni, fikirlerimizle birleştirmeye çalışıyoruz. Bugün hiç özgür olamadığımız kadar özgür olmak istiyoruz. Bugün toplumun, sistemin dayattığı baskılardan sıyrılıp özgürlüğü yakalamaya gidiyoruz. İşte bir internet platformunda yayınlanan Unorthodox dizisi bir kadının, kendini yani özgürlük arayışını anlatıyor. Özgürlüğün sesini duyan ve ona kavuşmak için adım atan bu kadın  bizlere ”Unorthodox” dizisine konu olan hikayesi ile ilham oluyor.

Dizi Deborah Feldman’ın 2012 yılında yayımlanan Unorthodox:Scandalous Rejection of My Hasidic Roots (Ortodoks olmayan: Hasidik Köklerimin Skandal Reddi) adlı otobiyografik kitabından uyarlanmıştır. Deborah Feldman dizi çekildikten sonra bir röportajında şu cümleleri dile getirmiştir:

”Birine hayat hikayenizi ekrana dökmesi için vermek çok korkutucu çünkü kontrol edemiyorsunuz ama başka bir taraftan kontrol etmek de istemiyorsunuz.’’ aslında dizi tam olarak Deborah Feldman’ın hayat hikayesini ele almıyor çünkü Esty’nin eşiyle olan sahnelerini izledikten sonra; “Kafasında olan herşeyi sonunda söyleyebildi. Aynı bir volkan gibi. Benimse hiç böyle bir anım olmadı. Ufak ufak yükselişlerim ya da kendimi ifade etmeye çabalamalarım her zaman oldu ama bu denli değil. Bu yüzden onu kıskanıyorum desem yalan olmaz. Beni gerçekten Esty çok etkiledi. Keşke onun gibi olabilseydim dedim. Umarım diziyi izleyen bütün kadınlar ondan ilham alır.”

Dizi Williamsburg’da yer alan Satmar adlı cemaate bağlı olan genç bir kadının dünyasını anlatıyor. Satmar Yahudileri Macaristan’ın Satmar şehrinden olan Hasidik cemaatidir.

Bu toplulukta da kadınlar hep ikinci plandadır ve  kadınlar ‘’’çocuk doğurma makineleri’’ olarak görülüyor. Genç kadınlar evleneceği erkeklerle görücü usulü evleniyor ve kadınları erkek için hazırlıyorlar.  Erkeği cinsel anlamda nasıl tatmin edecekleri öğretiliyor. Kadının ne hissettiği önem arz etmiyordu.

Bu toplulukta kız çocuklarına küçüklüklerinden  beri evlendiklerinde hayat çok daha yaşanabilir ve mutlu olacağı aşılanmıştır. Esty de onlardan biriydi. Babaannesi ve dedesiyle yaşıyordu. Evlenince mutlu olacağına inandırılmıştı. Ailesinden gizli, piyano dersleri alıyordu çünkü yüreğinde bir yerlerde özgür olma isteği yatıyordu. ‘’Evlenme yaşı’’ geldiğinde görücü usulü ile evlendirildi. Esty her şeyin güzel olacağına en başta inanıyordu ama ne güzel oldu ne de eşinin ailesinden gördüğü baskılardan kaçabildi çünkü Esty’nin artık çocuk doğurması gerekiyordu. Esty’nin eşi “bir eksikliği mi var?” sorusundan, düşüncesinden kendini alamıyordu. Eşi annesini devreye sokup Esty’ye karşı psikolojik şiddete sarılırlar. Ama Esty’nin korkuları, acıları ötesinde toplumsal varlığı yok sayılıyordu çünkü kadındı ve susması gerekirdi. Acının eşiğinde olsa bile susması gerekirdi. Artık bu yaşanılanlar Esty için dayanılmaz bir hale geliyor ve Esty yüreğinde bir yerlerde yatan o özgür olma hayalini hayatının merkezine alıp peşinden gidiyor. 

Bu cemaati için Esty’nin yok oluşuydu ama Esty için var olmaktı, kendini bulmaya Berlin’e gitti. Annesi Berlin’de yaşıyordu ama Esty onu terk ettiği için affedemiyordu ve karşılaşmaktan çekiniyordu.

Esty cafede şans eseri tanıştığı biriyle müzik okulunu keşfediyor ve heyecanla, merakla tanıştığı kişinin konserini dinleyerek, tanıştığı kişinin çevresiyle arkadaş olmaya çalışır.  Esty için zor günler başlar çünkü hem parasız, hem işsizdir. Üstelik kalacak bir yeri yoktur. Umut ona müzik okulunun çamaşırhanesinde uykuda kalarak yakalandığı hoca tarafından ellerine verilir. Esty okula kayıt olmak ister ve bunun için form doldurur. Seçmelere girme şansı yakalar.

Esty için her şey güzel giderken geçmişi yani içinden kaçtığı erkek şiddeti onun peşini bırakmaz. Esty’in eski eşi ve onun ailesinden kaçacak yeri yoktur fakat başkaldırmak için atacağı adımlar vardır. Arkasında bırakmak istediği geçmişi, öğretilen roller ve eşi Berlin’e kadar onu takip eder. Toplumsal baskı ile evlendirildiği erkek ve Hasidik cemaatinden bir kişi Esty’inin peşine düşer. Esty’i bulduklarında onu silahla korkutup eski hayatına, evine getirebileceğini sanarlar… Ama Esty korksa bile kaçarak elde ettiği özgürlük hayalinden vazgeçmez. Annesini bulması Esty’nin hayatını değiştirmesinin etkenlerinden birisidir.  Gerçekler annesinin aynı baskıdan kaçışının hikayesidir aslında. Esty için cemaatten kaçmasıyla başlayan özgürlük arayışının en çarpıcı virajlarından biridir. Esty annesinin cinsel yönelimini öğrenir…

Esty’nin hikayesi, erkek egemenliğinin en kaba biçiminden kopuşu ile başlayan özgürlük yürüyüşü ve zorla örülen duvarların onu esir almasına izin vermemesi hikayesidir. Özgürlüğün sesini duymak için şarkılarını gür bir sesle  söyleyen Esty, hepimiz için bir ilham kaynağıdır. Korkunun, acıların, baskıların yaşamımızı engellemesine, hayalimizin ve özgürlüğün peşinden gitmemizi engellemesine var gücümüzle karşı çıkmalıyız. Esty annesinden güç aldı, ben Esty’den güç aldım, sen benden almalısın ve özgürlüğün sesini birlikte işitmeliyiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here